Tag "çevre"

Arapsaçına döndüm!

Dünyada yaklaşık olarak 500 milyon motorlu taşıt var. Ulaşım alışkanlıklarımız değişmezse, bu sayının 30 yıl sonra ikiye katlanacağı tahmin ediliyor! Avrupa’nın trafiği en tıkalı ülkesi, trafiğin haftada 10.000 kere tıkandığı İngiltere. ABD’de insanların evle iş arasında trafikte harcadıkları süre yılda 100 saat. Bilinen en uzun trafik tıkanıklığı 16 Şubat 1980’de Fransa’da yaşanmış. Lyon’dan Paris’e uzanan konvoy 176 km uzunluğundaymış. 1960 yılında dünya nüfusunun sadece %4’ü araç sahibiymiş. Bu sayı günümüzde

2 yemek kaşığı tuz+1 bardak su= Lamba

Birileri dünyaya acımasızca zarar veriyor. Öte yandan başka birileri de harıl harıl çalışarak Dünya’ya verilen zararı en aza indirecek icatlara imza atıyorlar. Tuz lambası da bu icatlardan biri. SALt adını taşıyan bu lamba, yeryüzündeki en çevreci lamba olabilir. Çünkü bu lambanın içinde ne pil, ne parafin ne de çevreye zararı olabilecek başka bir madde var. Açılımı Sustainable Alternative Lighting / Sürdürülebilir Alternatif Aydınlatma olan lambayı Aisa Mijeno ve Raphael Mijeno adlı iki genç

Önemli olan iç güzelliği mi?

Güzellik dediğimiz zaman aklına ne geliyor? Bir insana baktığında onun dış güzelliği seni etkiliyor mu? Yoksa “Önemli olan iç güzelliği” diye mi düşünüyorsun? Güzellik ve çirkinlik, kişilere ve toplumlara göre, çağdan çağa değişen kavramlar. Bir zamanlar güzel kabul edilen özellikler günümüzde komik ya da çirkin olarak algılanabiliyor. Yaşadığımız topraklarda çirkin kabul ettiklerimiz, binlerce kilometre uzaktaki bir adanın yerlileri için güzel olabiliyor.Bu ayki DOSYAmızda “İçiyle Dışıyla Güzellik” konusu ele alıyoruz. Güzellik konusunda herkesten övgü alan bir şey varsa o da çiçekler

Umudu kaybolan ormanlarda ararken…  

Dünyalı’nın Mart sayısında dosya konusu olarak ormanları seçtik. Bu konuyu çok önemsiyoruz. Çünkü orman canlıdır ve yaşamdan, yaşamımızdan ayrı tutulamaz. Ormanda yaşamıyor olabiliriz. Yanı başımızda canımız istediğinde gidip yürüyebileceğimiz bir orman olmayabilir. Görmüyoruz diye ormanı yok sayamayacağımıza göre, ne yapacağız? Her gün bir parçasını yitirdiğimiz ormanları çocuklarımıza nasıl anlatacağız? Blogcu Anne Elif Doğan bu soruları bizim için yanıtladı ve çocuklarına orman ve doğa sevgisini nasıl aşıladığını anlattı. Elif Doğan’ın tüm

Orman canlıdır!

Dünyalı 1 yaşında! Bu ay ikinci yaşımıza girerken yepyeni bir yüzle çıkıyoruz karşına. Dergimizin yaşıyla birlikte boyu da büyüdü. Bakalım beğenecek misin? Mart ayı ile birlikte resmen bahara adım attık. Doğa çoktan kımıldanmaya ve uyanmaya başladı bile. Üstelik bu ay 21-26 Mart tarihlerinde Orman Haftası kutlanıyor. Sence ormanları korumak ve kurtarmak için bir hafta yeterli mi? Bu değerli ekosistemler daha fazlasını hak etmiyor mu? Bu ay Dünyalı’nın DOSYA konusu ormanlar. “Orman Canlıdır” başlığı taşıyan dosyada

Naylon poşetin denize yolculuğu

Yeşilist bu ay bizim için hazırladığı çevre sayfalarında naylon poşetten söz etti. Naylon poşet çok uzun süredir hayatımızda. Pek çok insan için artık o kadar sıradan, o kadar gündelik bir nesne ki, onun varlığını sorgulamıyoruz bile. Markette alışveriş yaptığımızda ya bizim, ya kasadaki görevlinin eli otomatik olarak naylon poşetlere uzanıyor. Sorgulamadan alıyor, sorgulamadan kullanıyor ve sorgulamadan çöpe atıyoruz. naylon poşet o an için işimiz görüyor ve görevi sona erdiğinde hayatımızdan çıkıyor.

Bunlar gerçekten elektrik direği mi?

Elektrik direği denince kafamızda oluşan resim aşağı yukarı bellidir: Ruhsuz, çirkin direkler ve onların arasına gerili teller. Bu direkler bazen betondan olur, bazen ağaçtan ya da metalden… Ama hepsinin tek özelliği vardır: Bunlar direktir ve kablo taşırlar. Neyse ki estetik duygusu gelişmiş bazı insanlar var ve işi sadece kablo taşımaktan ibaret bu direklere başka bir formül bulmayı akıl etmişler. Ortaya çıkan işlerin her biri bir sanat eseri. Devler Ülkesi Choi