seker portakaliÇocuk edebiyatının unutulmaz klasiklerinden “Şeker Portakalı” beyazperdeye uyarlandı. Brezilyalı yazar José Mauro De Vasconcelos’un yazdığı “Şeker Portakalı” Zezé isimli bir oğlan çocuğunun öyküsünü anlatıyor.

Tüm dünyada 16 dile çevrilen ve milyonlarca kopya satan “Şeker Portakalı” aslında Vasconcelos’un çocukluğundan izler taşıyor. Zezé, çok yoksul bir ailenin oğlu. Hayat onun karşısına hep zorluklar çıkarıyor. Neyse ki Zezé’nin muhteşem bir hayal gücü var. Evlerinin bahçesindeki portakal ağacı ise onun en iyi arkadaşı.

Koştum, ama yüksek otlardan, yaşlı ve diken dolu birkaç portakala ağacından başka bir şey bulamadım. Irmağın kıyısında da küçük bir şeker portakalı fidanı vardı.

Üzgündüm. Ötekiler evi gezmekle meşguldüler ve hangi odanın kime ayrılacağına karar veriyorlardı.

Glória’nın eteğine yapışıp çektim.

“Hiçbir şey yok.”

“Gerektiği gibi aramayı bilmiyorsun. Dur, ben sana bir ağaç bulacağım.”

Hemen benimle geldi. Portakal ağaçlarını inceledi.

“Şunu sevmiyor musun? Bak, ne güzel bir portakal ağacı.”

Ama ben hiçbirini sevmiyordum. Ne bunu, ne öbürünü, hiçbirini. Çok dikenliydiler.

“Bu çirkin şeylerin yerine ben şekerportakalı fidanını yeğlerim.”

“Nerede?”

Gösterdim.

“Ah! Ne güzel bir şekerportakalı fidanı!” diye bağırdı. “bak, bir tane bile dikeni yok. Hem de öyle kişilik sahibi ki, uzaktan bile şekerportakalı fidanı olduğu anlaşılıyor.Senin boyunda olsam başka bir şey istemezdim.”

“Ama ben büyük bir ağaç istiyordum.”

“Düşün, Zezé! Daha çok genç. Seninle birlikte büyüyecek. Günün birinde büyük bir portakal ağacı olacak. İkiniz, kardeş gibi birbirinizi anlayacaksınız. Şu dalı gördün mü? Fidanın tek dalı olduğu gerçek, ama sanki sırtına binmen için özel olarak yapılmış küçük bir at.”

23 Mayıs 2014’te gösterime giren filmin fragmanına göz atmaya ne dersin?