fatma_akpinar

Fatma Akpınar

Eğitimci Fatma Akpınar, bu yazısında okulların niteliklerinin nasıl geliştirilebileceğine dair güzel bir örnekten söz ediyor ve geçen yıl katıldığı bir panelin ardından okul kütüphanesinin yaşadığı değişimi anlatıyor. Fatma Akpınar’ın bütün yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.

Her gün gazetelerde, e-postalarda, aylık dergilerde ve daha pek çok yerde sempozyum ve panel haberleri çıkıyor karşımıza. Bana göre, eğer bu tür toplantıları aklınızda bir kıvılcımla sonlandırabiliyorsanız ne mutlu size.

20 yıllık öğretmenliğimin 16 yılını İstanbul’da özel okullarda geçirdiğim için, mesleğim gereği pek çok katılım sertifikası edindim. Bu sertifikaları almamı sağlayan şey merakımdan çok sabrım oldu. Şimdilerde e-postalarla gelen bu tür sempozyum / panel davetlerinin içeriğine bir göz atıyor ve “Günümü harcasam mı, harcamasam mı?” diye düşünüyorum. Benim ilgimi çeken bir başlık bulursam ya katılıyorum ya da o başlığı anlamlandıracak ve katılabilecek bir meslektaşımla paylaşıyorum.

Yazımın başlığı da burada anlam kazanıyor. Günümüzde okullar pek çok değişikliği aynı anda yaşıyor; ama okulların nitelik olarak nasıl gelişmesi gerektiğini tartışmıyoruz bile. Var olan düzeni beğeniyor veya beğenmiyoruz ve devam ediyoruz. Tüm günlerini okulda geçiren çocuklarımıza yeni bir sürpriz yapmayı ise nedense erteliyoruz.

oyuncak kutuphanesiGörev yaptığım okul, mayıs ayında düzenlenen “V. Dünya Oyun Oynama Günü Paneli”ne katıldı. Panel sonunda harika bir fikri benimsedik ve hemen “Ne yapabiliriz?” diye sorgulamaya başladık. Ortaya çıkan sonuç harikaydı. Okul yeniden açıldığında, artık çocuklarımızın mutlulukla karşıladığı bir oyuncak kütüphanemiz vardı. Bu çalışmayı anlamlandıran kişi ise kütüphane öğretmenimiz Sevgi Çoban oldu.

Kütüphanemizin bir bölümü artık daha renkli. Oyuncaklar kitabın içinden fırlamış gibi. Çocuklarımız bu kitapları oyuncakları ile birlikte ödünç alabiliyor, evlerinde misafir ediyorlar. Kitabı bitince de yine oyuncağı ile birlikte teslim ediyor. Kitapların hikâyeleri daha anlamlı hale geliyor çünkü kahramanları da elimizin altında.

Bu bence anasınıfları ve ilkokullar için anlamlı bir çalışma örneği. İmkânı olmayan okullar içinse önerim oyuncak kütüphanesini kurma fikrini çocuklarla paylaşmaları. Onlar bu fikre ortak olup seve seve oyuncaklarını okulları ile paylaşacaklardır.

Şimdi amacımız Dünya Çocuk Günü’nü, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamalarını bu hayalle şekillendirip başka çocuklar için de oyuncak kütüphaneleri yapabilmek olmalı.

Sempozyum ve panellere katılmaya devam etmemiz dileği ile. Bu tip etkinlikler zamanınızı alsa da küçük kırıntılarla çıkıp, büyük hayalleri gerçekleştirme umudunuz olabiliyorlar. En büyük amacımızsa çocuklarımızın da bu hayallere ortak olması.