Öğretmenler Günü’nün ertesinde, yazarımız Fatma Akpınar, konuya Türkiye’deki öğretmenlerin cephesinden bakıyor. Öğretmenliğin kolay mı zor mu olduğunu sorgulayan Akpınar, bir öğretmen olarak mesleğin bambaşka bir yüzünü gözler önüne seriyor. Fatma Akpınar’ın bütün yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.

Her yıl 24 Kasım tarihinde kutlanan Öğretmenler Günü,  her ülke için farklı geçmişe sahip olmasına rağmen ortak paydası öğretmenlere adanmış olmasıdır.

Diğer meslekler tarafından “tatili en bol meslek“ olarak gıpta ile bakılmasına rağmen kendi içinde çelişkiler yumağı olan bir meslektir bizim mesleğimiz. Eğer Türkiye’de öğretmenseniz;

  • Öğrencilerinize okutacağınız kitaplara karar vermeniz güçtür. Öncelikle bağlı olduğunuz MEB okunması gereken kitapların listesini verir. Liste dışından kitap seçmek isterseniz de velilerinizin kitapta yer alan her sözcükle ilgili olumsuz geri bildirimine hazır olmalısınız. Çocuğunu götürdüğü futbol maçında ağza alınmayacak küfürleri duymasını normal kabul eden velileriniz kitapta yazan “salak, aptal vb.” pek çok söz için karşınıza gelip hesap sorabilir.
  • Kalıp müfredatla her öğrencinin aynı anda aynı bilgilerle donatılmasından sorumlusunuzdur. Öğrenme hızlarına göre çalışma vermek istersiniz aynı anda iletişim kanalları sürekli açık olan velileriniz “Benim çocuğumda o ödev yok…” sorgulamasını yapmaya başlar.
  • Son iki yıldır okula erken başlayan çocuklarla normal başlayan çocukların aynı sınıfta bulunması nedeni ile MEB’in acilen farklılaştırılmış ödevlerle ilgili öğretmenlere hizmet içi eğitim planlamasının kaçınılmaz olduğunu sadece öğretmen olarak siz düşünürsünüz. Okul yönetimleri ya da İl/İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerinin, hatta bakanlığın böyle bir eğitime ihtiyaç duyup duymadığını, duyuyorsa eğitimi ne zaman ve nasıl planladığını bilemezsiniz.
  • İki aylık yaz tatiliniz (genel itibariyle 3 ay tatil olarak tanımlanır) diğer mesleklere göre uzundur uzun olmasına; ama aldığınız maaşla değil iki ay, iki hafta üst üste bir tatil beldesinde ailecek kalma lüksünüz yoktur. Lüksünüz yoktur diyorum çünkü bu kadar tatil öğretmen için lükstür.
  • Akşam okuldan eve dönerken işiniz bitmez. Mutlaka çantanızda okunacak ödev kâğıtları, kontrol edilecek ev ödevleri ya da hazırlanacak sınav soruları size eşlik edecektir.
  • Her öğretmenler gününde benim günün diye sevinemezsiniz; çünkü adı öğretmen olan, diplomasında öğretmen yazan pek çok meslektaşınız KPSS engelini atlayamadığı için henüz öğretmen olmanın mutluluğunu / zorluluğunu yaşayamamaktadır. (Son rakamlara göre atanamayan meslektaşlarımızın oranı İzlanda nüfusunun sayısına ulaşmış.)
  • Her türlü zorluğuna karşı hayatına dokunabildiğiniz öğrencilerin varlığı sizi mutlu eder. Bilirsiniz ki her çocuk yeni umuttur yaşantınızda. Her şeye rağmen ideallerinize sarılmanıza, her zorluğa gülüp geçmenize neden olur çocuklar.

Kuru sözlerle geleceği inşa eden öğretmenleri bir tek günde anmayı, önemsemeyi doğru bulmadığım için “24 Kasım Öğretmenler Gününüz Kutlu Olsun,” söylemi yerine, atanan ya da atanamayan tüm meslektaşlarıma “Çevrenizde yaşantınıza renk getirecek, öğrenecek-öğretecek  çocuklar olsun!” demek istiyorum.

Dünyada Öğretmenler Günü

Öğretmenler Günü Türkiye’de 24 Kasım’da kutlanılır. 24 Kasım 1928, Türkiye Cumhuriyeti devletinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün “Millet Mektepleri’nin Başöğretmenliği”ni kabul ettiği gündür. Atatürk’ün 100. doğum yıl dönümü olan 1981 yılında “başöğretmen” oluşunun yıldönümlerinde ülke çapında Öğretmenler Günü kutlanmasına karar verildi.

Azerbaycan’da UNESCO’nun belirlediği tarih olan 5 Ekim’de kutlanır. Avustralya’da ise o tarihte okullar genellikle tatil olduğu için ekim ayının son cuma günü Öğretmenler Günü olarak kabul edilir. Çek Cumhuriyeti ve Slovakya’da ise evrensel eğitimin ilk savunucularından Jan Amos Comenius’un doğum günü olan 28 Mart’ta kutlanır. İran’da Murtaza Mutahhari’nin öldürülüşünün yıldönümü olan 2 Mayıs Öğretmenler Günü’dür. Peru’nun bağımsızlığını kazanmasından sonra 6 Temmuz 1822’de kabul edilen bir yasa ile ülkedeki ilk öğretmen okulunun kurulmuş, Öğretmenler Günü için de bu tarih seçilmiştir.

Hindistan’ın Öğretmenler Günü ise eski devlet başkanı ve öğretmeni Dr. Sarvepalli Radhakrishnan’ın doğum günü olan 5 Eylül’dür. Dr. Radhakrishnan 1962’de Hindistan cumhurbaşkanı olunca bazı öğrencileri ve arkadaşları onun doğum gününü kutlamalarına izin vermesi konusunda kendisine danışmıştır. Dr. Radhakrishnan da “Benim doğum günümü ayrıca kutlamak yerine, 5 Eylül Öğretmenler Günü olarak kutlansa bu benim kendi gurur ayrıcalığım olur,” yanıtını verir.