elif dogan

Elif Doğan

Blogcu Anne Elif Doğan, kendi çocukluğundaki dergileri, bir zamanların efsane dergisi Milliyet Çocuk’un onda bıraktığı izleri ve kendi çocuklarının dergilerle olan ilişkisini Dünyalı okurları için kaleme aldı.

Anne olduktan sonra çocukluğunu yeniden keşfediyor ya insan, benim için en eğlenceli keşiflerden biri çocuklara yönelik kitaplar ve yayınlar üzerinden gerçekleşiyor.

Bebeğim üç aylıktı kucağıma alıp ona kitap okumaya başladığımda… Amacım kitapları ona sevdirmekti, ama şimdi fark ediyorum ki gizli bir amacım daha varmış: Çocukluğumda bana okunmayan kitapları telafi etmek!

Şimdilerde bez kitaplar, karton kitaplar, hatta bebekler banyo yaparken ‘okusunlar’ diye yapılan suya dayanıklı kitaplar olduğuna bakmayın siz… Bizim zamanımızda bırak diş kaşıyıcılı kitapları, okulöncesi kitap diye bir şey yoktu. Kitap, okunmak içindi; okumak için okuma yazma bilmek gerekirdi; onun için de okul çağına gelmek…

Çocukluğuma dair hatırladığım ilk resimli kitaplar Ayşegül serisiydi. Resimlerinde kaybolduğumu çok iyi, annemin bana okuduğunu hayal meyal hatırlıyorum.

Ardından Cin Ali serisi geldi, okula başlayınca, mecburen… Okuma yazmayı tamamen sökmemle birlikte Milliyet Çocuk yayınlarının küçük, mavi, sert kapaklı kitaplarıyla tanışmıştım. Çoğu klasikler… Senelerce rafımda durdular, dizi dizi… Ta ki ben de, kız kardeşim de bu kitapları tamamen tüketinceye ve annem hepsini bir köy okuluna bağışlayıncaya kadar…

Çocukluğuma dair en çok özlediğim şeylerden biri işte bu küçük mavi kitaplarsa, diğeri tartışmasız Milliyet Çocuk dergisidir. İflah olmaz bir köpek-seversem eğer, bunda Cimcime ve köpeği Kuçu’nun etkisi kaçınılmazdır.

Anne olduktan sonra çocuk kitaplarına dört elle sarıldım da, Milliyet Çocuk’un yok oluşunun yarattığı dergi boşluğunu henüz dolduramadım. Piyasadaki çocuklara yönelik dergilerde bir türlü aradığımı bulamadım. Gerçekten eğlendiren, düşündüren, sorgulatan, soru sordurtan bir dergiyle henüz karşılaşmadım.

Kaynak: Muhteremle Afiyetle

Kaynak: Muhteremle Afiyetle

Halihazırdaki dergiler benim beklentilerimi karşılamadığından mı, yoksa benim beklentilerim karşılanamayacak yükseklikte olduğundan mı bilmem, bugüne kadar aldığımız çocuk dergilerinin çoğunu -özellikle dışarıda geçirdiğimiz zamanlarda- iPad’e alternatif olması maksadıyla tükettik aslında… Çocuğun eline tablet tutuşturmaktansa içinde ilgisini çeken görsellerin, bir iki bulmacanın, eğlenceli çıkartmaların olduğu dergileri sunmak adına…

Hayatta hiçbir şeye, ne okula, ne çocuk edebiyatına, ne de çocuklara yönelik yayın, ürün ve hizmetlere haddinden fazla sorumluluk yüklenmesi taraftarı değilim. Hiçbir şeyin, bir çocuğa, anne babasının ver(e)mediği bir değeri aşılayabileceğini düşünmüyorum. Ancak çocuklarıma sunduğum ürün ve yayınları, benim vermek istediğim değerlerin tamamlayıcısı olması koşuluyla seçiyorum. (Bazen “Kesinlikle oyuncak silah almam!” deyip çocuğumu elinde rengarenk bir oyuncak tüfekle koşarken görsem de istisnalar kaideyi bozmuyor.)

Bilginin çok hızlı tüketildiği bir devirde yaşıyoruz. Sabah evimize aldığımız gazete akşama eskimiş oluyor.

Ekranla yarışıyoruz. Yanına boya kalemlerini, resim defterini alarak gittiğim ortamlarda ‘sıkılmasın’ diye çocuğumun eline tablet tutuşturuyorlar.

Bunlar bizim neslimiz için çok yeni sorunlar. Yabancı sularda yüzüyoruz. Nasıl mücadele edeceğimizi bilemiyoruz. Bu sebeple çocuklarımızla bazen belki de haddinden fazla karşı karşıya geliyoruz.

İşimiz zor. Ve bu yolda destekçilere ihtiyacımız var.

Çocuklara yönelik yayınlar işte bu yüzden çok önemli… Çoğu bilgi ve eğlencenin hap şeklinde televizyon, bilgisayar ya da tabletten sunulduğu bu günlerde çocuğumun önüne koyduğum derginin onu düşündürmesini, meraklandırmasını, heyecanlandırmasını istiyorum.

Bazen ebeveynin karşısında olmak pahasına çocuğumun tarafında olmasını, çocuğa tepeden bakan, didaktik bir yaklaşımla neyin iyi, neyin kötü olduğunu tarif eden yayınlardan sıyrılmasını istiyorum.

Çocuğum dergi okurken, benim Milliyet Çocuk’u okurken hissettiklerimi hissetsin istiyorum.

Son zamanlarda oğlum “Anne, Dünyalı’nın yeni sayısı ne zaman çıkacak?” diye sorduğunda gözlerinde benim Cimcime’nin, Milliyet Çocuk’un yeni sayısındaki bölümünü beklediğim zamanki pırıltıya tanık olmaya başladım.

İşte bu yüzden artık biz de seninle dostuz Dünyalı.