Marcel Duchamp, “Bisiklet Tekerleği” adlı işi ile. (1968)

Yazan: Nihal Elvan Erturan

marcel duschamp-cesme

Çeşme, 1917. Fotoğraf: Alfred Stieglitz. (Kaynak: MOMA)
“Çeşme” 2004 yılında düzenlenen Turner Ödülleri’nde sanat uzmanlarından oluşan 500 kişilik jüri tarafından tüm zamanlarının en etkileyici eseri seçildi.

Tom Friedman’ın sıradan nesneleri birer sanat eserine dönüşmesinin altında “kavramsal sanat” fikri yatıyor. Peki kavramsal sanat nasıl ortaya çıktı? Ne olduysa 20. yüzyılın başlarında oldu. Marcel Duchamp (1887-1968) sanatın aslında eski yüzyıllarda yüceltildiği kadar önemli bir şey olmadığını düşünmeye başladı. Duchamp, resim ve heykel gibi geleneksel teknikler yerine düşünceye dayalı yeni bir anlayışı savundu. Peki ne yaptı?

Seri üretimle elde edilmiş bisiklet tekeri ya da kar küreği gibi hazır nesnelere (ready-made) küçük eklemeler yaparak bu nesnelere farklı anlamlar yükledi. İzleyicilerin de kelime oyunlarıyla yeniden isimlendirdiği bu nesnelere başka bir bakış açısıyla bakmalarını bekledi.

“Bu sanat mı?” ya da “Sanat nedir?”

Duchamp’ın en bilinen hazır nesnesi bir pisuvar. Evet, doğru duydun: Bir pisuvar! Duchamp baş aşağı çevirdiği bir pisuvarı R. MUTT imzasıyla 1917 yılında New York’taki bir galeriye gönderdi. O dönem için çok farklı ve sıra dışı bulunduğu için sergilenemeyen “Çeşme” isimli bu eser, bugün kavramsal sanatın ilk örnekleri arasında kabul ediliyor.

Kaybolan pisuvar

Bugün orijinal Çeşme’yi ancak Duchamp’ın arkadaşı Alfred Stieglitz çektiği fotoğrafta görebiliyoruz. Çünkü özgün Çeşme kayboldu. Çeşme’nin 1951-1964 arasında üretilen toplam 15 adet onaylı kopyası bu fotoğrafa bakılarak yapıldı.

marcel duscahamp - paris havasi

“50 cc Paris Havası”, 1919. (Kaynak: Philadelphia Sanat Müzesi)

Duchamp, kelime oyunlarını sever!

Pisuvardaki “R. Mutt” rumuzu Mott isimli bir temizlik araçları markasından; “R” ise, Fransızca argoda para kesesi anlamına gelen Richard kelimesinden geliyor. Okunuşu Almanca “fakirlik (armut)” sözcüğüyle aynı. Bunları anlamak için bu bilgilere sahip olmak gerek! Duchamp  yaptığı çalışmalara her izleyenin farklı bir anlam yükleyeceğini biliyor, bunun gerekli olduğunu da düşünüyordu. Peki sen ne görüyorsun?

Paris Havası

Duchamp, 1919’da Paris’teki bir eczaneden aldığı ilaç şişesinin içindeki sıvıyı boşaltıp, kapağını kapattı. Paris havasıyla dolan bu şişeyi New York’a götürdü; böylece Paris’in havasını New York’a taşıdı. Sence de Duchamp’ın yaklaşımı biraz alaycı değil mi?

Galeride pisuvar görmek…

Aşağıdaki videoda Dr. Beth Harris ve Dr. Steven Zucker’ın “Çeşme” hakkında yaptıkları söyleşi (İngilizce) var.